büyük miktarda

adv. in large quantities
* * *
spate

Turkish-English dictionary. 2013.

Look at other dictionaries:

  • büyük mağaza — is. Her türlü tüketim maddesinin bol miktarda satışa sunulduğu yer …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • balast yem — is. Çok büyük miktarda ham selüloz ve dolayısıyla yoğun yemlerden çok daha düşük sindirilebilir besin maddeleri ihtiva eden, hayvanlara tokluk hissi vermek amacıyla kullanılan yem …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kepçe — is., Far. kefçe 1) Sulu yiyecekleri karıştırmaya ve dağıtmaya yarayan, uzun saplı, yuvarlak ve derince kaşık Tahta kaşık ve kepçe yontar, geçimini bunları satarak sağlardı. N. Araz 2) sf. Bu kaşığın alabildiği miktarda olan Tabağına iki kepçe… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kazan — is. 1) Çok miktarda yemek pişirmeye veya bir şey kaynatmaya yarayan büyük, derin kap Koca bir kazan patates kaynattık. A. Gündüz 2) Buhar makinelerinde, kalorifer tesisatında, suyun kaynatıldığı büyük derin kap Kazan patladı. Birleşik Sözler… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ENDÜSTRİ — Fr. Sanayi, imalât, sanatlar. Hammaddeyi mâmul eşya hâline getirme. Bu da ikiye ayrılır. 1 Küçük sanayi: Ev ve atölyelerde basit âlet ve makinelerle eşya imalâtıdır. 2 Büyük sanayi: Su buharı, akaryakıt, elektrik, atom enerjisi gibi büyük çapta… …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • bardak — is., ğı 1) Su vb. şeyleri içmek için kullanılan, genellikle camdan yapılan kap Elim titredi, bardağı dudağımda güç tuttum. F. R. Atay 2) sf. Bu kabın alacağı miktarda olan Bana sadece bir büyük bardak çay getirdiler. R. N. Güntekin 3) Boduç,… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • çuval — is., Far. cuvāl 1) Pamuk, kenevir veya sentetik iplikten dokunmuş büyük torba 2) sf. Bu torbanın alabileceği miktarda olan Yanımızda, ne olur ne olmaz diye alınmış yarım çuval peksimet vardı. H. E. Adıvar Birleşik Sözler çulsuz çuvalsız Atasözü,… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kamyon — is., Fr. camion 1) Motorlu büyük yük taşıtı Garajın içinde birkaç tane aletle bir de ufak kamyondan başka bir şey yoktu. S. F. Abasıyanık 2) sf. Bu taşıtın taşıyabildiği miktarda olan Bir kamyon askerle birkaç otomobil getirdiler. F. R. Atay… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kupa — 1. is., esk., Fr. coupé 1) Kapalı ve yalnız arkada oturulacak yeri olan, genellikle atların çektiği dört tekerlekli araba Araba, hususuyla kupa biçimindekiler, evin ve odanın bir divanı gibidir. R. H. Karay 2) İki kapılı bir tür spor otomobil 2.… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • lenger — is., esk., Far. lenger 1) Yayvan ve kenarları geniş, büyük bakır kap Tenha köyün sokaklarında lengerler içinde balık götüren ateş bacaklı çocuklara baktım. S. F. Abasıyanık 2) sf. Bir lengerin alabileceği miktarda olan Beykoz çayırında iddiaya… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • tabla — is., Ar. ṭabla 1) Satıcı vb.nin kullandığı tahtadan tepsi Bir hurmacının tablasında üstlerine vuran güneş ışığıyla parıldayan hurmalara imrenmiş. A. Ş. Hisar 2) sf. Bir tepsinin aldığı miktarda olan Bir tabla balık döküldü. 3) Soba, mangal vb.… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.